EGİAD : İZMİR’E ÖZGÜ YENİ BİR EKONOMİK KALKINMA MODELİNE İHTİYAÇ VAR

EGİAD : İZMİR’E ÖZGÜ YENİ BİR EKONOMİK KALKINMA MODELİNE İHTİYAÇ VAR

313
PAYLAŞ

EGİAD, İzmir’in mukayeseli üstünlüklerini öne çıkaran, sanayi, hizmetler ve tarım alanında dönüşümü entegre olarak planlayan, ortak akılla oluşturulacak yeni bir eylem planına ihtiyaç duyduğunun altını çizdi. Bölgesel kalkınma dinamikleri çerçevesinde, tarım ve tarım dışı kooperatifçiliğin önemine değinilen açıklamada, küçük işletmelere özerkliklerini kaybetmeksizin daha büyük ve güçlü ekonomik yapılar şeklinde birleşme olanağının sağlayan, ürün ve hizmet arzını koordine etmek suretiyle bireylerin ve küçük işletmelerin pazar gücünü arttırmalarına imkan veren kooperatifçiliğin önemine dikkat çekilerek, devletin ve iş dünyasının kooperatif sistemine destek vermesi ve öncü olması gerektiği belirtildi.

Ege Genç İşadamları Derneği ev sahipliğinde düzenlenen “Türkiye için Yeni Bir Rekabet Endeksi” konulu raporun sunumunda ağırlıklı olarak İzmir ile ilgili bilimsel verilere dayalı analizler tartışıldı. TÜRKONFED tarafından yayınlanan raporda yer alan istatistikler çerçevesinde, İzmir ile ilgili olumlu ve olumsuz gelişmeler değerlendirildi. EGİAD Başkanı Aydın Buğra İlter, sunulan verilerin İzmir ile ilgili bir eylem planı ortaya koyma zorunluluğunu gösterdiğini belirterek, “Ortak akılla ve İzmir’in mukayeseli üstünlüklerini öne çıkartarak hazırlanması gereken bu eylem planı kapsamında, sanayi, tarım ve hizmetler alanında dönüşüm de dâhil olmak üzere köklü ve uzun soluklu çalışmaların yapılması gerekmektedir. Bütün Dünya’da bilim, sanayi ve teknoloji alanlarında bir değişim rüzgârı esmektedir. Bu rüzgara ayak uyduramazsak küresel rekabet yarışında kent ve bölge olarak geride kalabiliriz” dedi.

Aydın Buğra İlter açıklamasında, İzmir ve Ege Bölgesi’ni içine alan yerel kaynak, avantaj ve imkânlara dayalı özgün bir bölgesel kalkınma modeline ihtiyaç olduğuna dikkat çekerek, “Tarım, sanayi ve hizmetler sektörü artık ayrı yapılar olarak değil, bir bütün olarak ele alınmaktadır. Her alanda dijitalleşme ve otomasyonun hakim olduğu günümüzde akıllı sistemler tarımda, hayvancılıkta, sağlıkta, turizmde, bankacılıkta, eğitimde, sanayinin hemen tüm sektörlerinde ve toplumsal yaşamın her alanında etkinliğini arttırmaktadır” dedi.

EGİAD Başkanı Aydın Buğra İlter açıklamasında bölgesel ve kırsal kalkınmanın önemine de dikkat çekerek, tarım ve tarım dışı kooperatifçiliğin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Son dönemde Ege Bölgesi’nde ve Türkiye’nin farklı bölgelerinde küçük üreticilerin ortak oldukları kooperatiflerin yıldızının yeniden parladığına vurgu yapan EGİAD Başkanı İlter; kooperatiflerin sayılarını arttırmalıyız, kooperatifler bütün dünyada etkin bir piyasa düzenleyicisi aktör olarak işlev görmektedir. Küçük işletmelere özerkliklerini kaybetmeksizin daha büyük ve güçlü ekonomik yapılar şeklinde birleşme olanağını sağlayan; ürün ya da hizmet arzını koordine etmek suretiyle bireylerin ya da küçük işletmelerin pazar gücünü arttıran; düşük sermayeli ortaklara da ekonomik kararlara katılım olanağının sağlayan; nüfusun büyük bölümünün ekonomik entegrasyonuna imkan veren; yerel ihtiyacı karşılamanın yanında, bölgede ya da ilgili sektörde ekonomik faaliyetleri canlandıran; ekonomik istikrara katkıda bulunan kooperatifler ile ilgili özendirici ve destekleyici düzenlemelerin yapılmasının çok olumlu olacağını, ayrıca iş dünyasının ve sektörel birliklerin de tarım ve tarım dışı kooperatiflerin kurulması ve işletilmesine destek olması gerektiğini belirtti.”

EGİAD’dan yapılan açıklamada, bu modeli başarı ile uygulayan ülkelerde kooperatiflerin yıllık cirosunun 100 milyar USD’nin üzerinde olduğu belirtilerek, Türkiye’nin bu alanda kat etmesi gereken ciddi mesafe olduğu vurgulandı. EGİAD Başkanı Aydın Buğra İlter, “Kooperatifçilik uzun yıllar ihmal edildi. Oysa gönüllü üyelik, demokratik denetim, ekonomik katılım, bağımsızlık, eğitim öğrenme ve bilgilenme ve topluma karşı sorumluluk esası ile çalışması gereken kooperatifler de sivil toplum kuruluşları gibi demokrasi ve yönetime katılmanın araçlarından biridir. Bu iki sivil örgütlenme modeli aynı zamanda sosyal sermayenin geliştirilmesinde önemli rol oynamaktadır” dedi.